19 Mayıs

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı.Bu bayramın bu yıl kutlanma şekli değiştirildi.Artık gençlerin uzun bir süre hazırlanarak oluşturdukları gösteriler olmayacak. Gençler kendi bayramlarını kendileri hazırlayamayacak.Kendilerinden birşeyler katmadıkları bayramlarını kutlayamamış ta olacaklar.Bir yetişkin olarak bunun önemini şu an anlayamayanlar olabilir.Ben kendimin orta okul ve lise yıllarını ve o yılların düşüncelerini, bakış açılarını gayet iyi hatırlıyorum.19 Mayıs bende biraz buruk çağrışımlara sahip.Nedeni ise bayram gösterilerine çok isteyip te katılamamış olmam.Ben orta birinci sınıftayken o gösterilere orta ikinci sınıflar katılıyordu.Ben orta ikinci sınıfa gidince orta üçüncü sınıflar katılmaya başladı.Yani ben bir türlü gösteri yapan ekibi sınıf olarak tutturamadım.Merakla ve ilgiyle onların taşıdıkları üzeri renkli  ve köşeleri numaralı kartonlar bulunan çantalarına bakar, gösteriye hazırlanan kişilerin konuşmalarını dinlerdim.Orta okul ve lise kendi bayramımın kutlamalarına istediğim şekilde katılamadan bitti. Üniversiteye gittim.Okul denen kavramın sadece matematik sınavları ve ondan alınan notun yüksekliğinden oluştuğunu düşünen bakış açımla üniversiteye başladım.Doğaya olan ilgim beni üniversitenin sanat galerisinde dağcılık kulübünün fotoğraf sergisindeki fotoğrafların önünde uzun süre durmama ve bakmama yol açtı.Aslında fotoğraflarda sadece dağ manzaraları yoktu.Karlar üzerinde bir çadırın yanında ocakta birşeyer pişiren kulüp üyeleri vardı.Fotoğrafta birlikte birşeyler yapan insanlar vardı.Tıpki 19 Mayıs gösterilerinde olduğu gibi.Dağcılık kulübüne katılmaya karar verdim.Bu belki de üniversitede aldığım en güzel karardı.Bana hayatın ortak ilgiler, uğraşlar ve amaçlar sırasına yaşanan paylaşımlarla çok daha eğlenceli ve anlamlı hale geldiğini gösterdi.Karşılığında hiçbir beklenti olmadan birşeyler paylaştığım ve yıllar geçmesine karşın hala süren arkadaşlıklar sağladı bana.

Yıllar sonrasında şu an olaylara ve süreçlere daha dışarıdan bakabiliyorum ve yorumlayabiliyorum.Yetişkinlerin bebeklere, çocuklara ve gençlere bakıp "hayatlarının en güzel yıllarındalar ama farkında değiller" diye akıllarından geçirdiklerini görüyorum.Biz onlara düzenli hatırlamalarını sağlayacakları çocuk olma, genç olma bayramlarını vermezsek, dersler ve sınavlar dışında kendileri için birlikte birşeyler yapma fırsatlarını ortadan kaldırırsak nasıl farkında olabilirler ki ? Onlarda bu farkındalığı yaratabilecek olanlar biz yetişkinleriz.Onlar yolun daha ilerisini henüz yaşamadan bilemezler.

Ben 19 Mayıs gösterilerine katılamadığım için üzgünüm ama artık kimsenin katılamayacağını bilmek beni çok daha fazla üzüyor.