balkondaki bitkilerim

2001 yılının Ağustos ayıydı yanlış hatırlamıyorsam.Bursa'ya taşınıp çalışmaya başlamıştım.Taşınma ve beraberinde getirdiği harcamalar nedeni ile aldığım maaşın büyük bölümü gitmişti.Eve dönerken çiçekçide bu büyük yapraklı bitkiyi gördüm.Sanki Yağmur Ormanları'ndan fırlamış gibiydi.4-5 tane büyük yaprağı vardı ve oturduğum teraslı ev için çok güzel olabilirdi.Çiçekçiye fiyatını sordum.Tam hatırlayamıyorum ama fiyatı benim o zamanki şartlarıma göre azımsanamayacak bir miktardı ve ben almaya karar verdim.Kucağıma bitkimi alarak eve doğru yürüdüm.Yürüyüşün o bölümü Leon adlı filimdeki küçük kızın kucağında saksıdaki bitkisini taşıdığı bölüme benzedi.Kocaman bir bitki ve ben.Bitkimi terasa koydum.Teras o kadar büyüktü ki bitki terası yeşertmeye yetmedi.Onu teras kapısının yakınındaki saçağın üzerine koydum.Bu şekilde mutfakta zaman geçirirken de onu görebiliyordum. Bir kış çok kar yağınca onu evin içine aldım.O dönemlerde sanırım kapalı ortamı pek sevmedi.Yaprak sayısı bir ve iki arasında gidip geldi.Nadiren üç yaprak oldu.Oysa ben onun çok yapraklı halini seviyordum.Teraslı evden sonraki üçüncü evde onu balkona koydum.Bu sefer yerini çok sevdi anlaşılan ve 10-15 yaprağa ulaştı.Tesadüfen izlediğim bir belgeselde Antalya'da, patatese benzeyen yumru şeklindeki kökleri için yetiştirilen bir bitki olduğunu öğrendim.Beni ilgilendiren kökleri değil büyük yeşil yapraklarıydı.O nedenle köklerini yemeyi hiç düşünmedim :) Yıl 2012 Şubat ayındayız ve kar yağdı.Bitkim ilk yağışlara dayandıysa da sonrasından gelen ayaz ve kar yağışına dayanamadı.Dalları ve yaprakları soğuğa yenik düştü.Ben onun toparlayacağını ve bahara yeni bir başlangıç yapacağını biliyorum.O benim yaşadığım hayatın 11 yıllını paylaşan bir bitki.Hiç te azımsanamayacak bir süre.Bilmiyorum sizin böyle uzun yıllar baktığınız bir bitkiniz oldumu.

Balkonumu yukarıda anlattığım bitkimle birlikte paylaşan çileğimin son hali ise aşağıdaki gibi.Belki görenleriniz hatırlar.Facebook sayfamda çileğimin yaza ait bir fotoğrafını paylaşmıştım.

Artık bahar ve yaz gelsin istiyorum.Kış nedense hiçbir zaman çok sevdiğim bir mevsim olamadı.Kalın giyisilerle kendimi ağırlaşmış ve hantallaşmış hissediyorum.Bahar ve yazın hafifliği, uçarılığı, insana umut aşılayan güneş ışığı beni daha mutlu ediyor.Ya sizi ?