doğru zamanda doğru yerde olmak veya olmamak

Birkaç ay önce bir düğün yemeğinde iki arkadaşımla konuşuyordum. Sohbet hayatta başımıza gelenlerin şansla olan ilişkisine geldi. Belli bir alanda toplum tarafından çok iyi kabul edilen bir noktada olan birinden bahsediyorlardı. Arkadaşlarımdan biri önemli olanın "doğru zamanda doğru yerde olmak" olduğunu söyledi. Bu fikir pek aklıma yatmadı ve ona "Peki ya doğru zamanda ve doğru yerdeysem ama bunun farkında değilsem?" dedim. O an aklıma gelmedi ama demek istediğim konuyu anlatan harika bir hikaye var.

19. yüzyılın sonunda İngiltere'deki ayakkabı firmaları yeni pazar arayışı ile müşteri temsilcilerini Afrika'ya gönderip ayakkabı satışına uygun bir pazar olup olmadığını öğrenmek isterler. Bata Firması dışında tüm firmaların müşteri temsilcilerinden olumsuz cevap gelir ve firmalarına Afrika'nın firmalarına uygun bir pazar olmadığını çünkü burada kimsenin ayakkabı giymediğini söylerler. Bata Firması'nın müşteri temsilcisinden gelen yanıt ise şöyledir. "Afrika ayakkabı satışı için harika bir pazar çünkü burada kimse ayakkabı giymiyor." Bu cümle üzerine Bata firması Afrika'nın her köşesine ayakkabı satar ve Afrika'nın ayakkabı markası olarak bilinmeye başlar. Hikayeye ilişkin detaya buradan ulaşabilirsiniz.

Bu örnekte aynı pazara bakıp iki farklı durum gören insanlar var. Hepsi doğru zamanda doğru yerde olmalarına karşın sadece bir tanesi bunu farkedebilmiş. Bana öyle geliyor ki hayatta her zaman doğru zamanda ve doğru yerdeyiz. Hayatımıza yön verebilmek için şanlı olmamıza ya da dolunayda doğmamıza gerek yok. Karşımıza bir fırsat çıktığında bunu farkedebilmemiz için öncelikle hayatta ne yapmak istediğimizi bilmemiz gerekiyor. Nereye gideceğini bilmeden yolda ilerleyen bir kişinin, yol ayrımına geldiğinde hangi tarafa gideceğini bilmemesi gibi. Oysa gitmek istediği yeri bilecek olsaydı, yol ayrımında kararsızlık yaşamadan gideceği yönü belirleyebilirdi. Hayatta ne yapmak istediğimizi bilmek, karşımıza çıkan durumları farkedip kendi isteklerimiz doğrultusunda şekillendirmemize yol açıyor. Bu ise her zaman doğru zamanda ve doğru yerde olmamızı sağlıyor.

Ne istediğimizi bilmek hem kolay hem de zor. Aslında içimizde bir yerde bütün cevaplar var. Çocukken bulmak daha kolay ama belli yaşa gelince daha zorlaşıyor çünkü büyüdükçe kendi isteklerimizden uzaklaşıp, ailemizin ve toplumun isteklerine uyum sağlıyoruz. Üstü tozlanmış isteklerimizi silkeleyip gün yüzüne çıkarmak bize düşüyor. Hep ötelemektense bir yerden başlamak gerekiyor. Sizce de öyle değil mi ?

Bir başka blog yazımda görüşmek üzere hoşçakalın ;)

Not: Blog yazılarımı düzenli takip etmek isterseniz aşağıdan e-posta adresinizle kayıt yaptırabilirsiniz.

 Bu blog yazıma en sevdiğim çiçeklerden biri olan ortanca fotoğrafı eklemek istedim. Özellikle bu rengine bayılıyorum. Bu çiçek içinde yetiştiği toprağa bağlı olarak farklı renk alabiliyor. Bu anlamda da yazıma uygun oldu bence :)

Bu blog yazıma en sevdiğim çiçeklerden biri olan ortanca fotoğrafı eklemek istedim. Özellikle bu rengine bayılıyorum. Bu çiçek içinde yetiştiği toprağa bağlı olarak farklı renk alabiliyor. Bu anlamda da yazıma uygun oldu bence :)

Subscribe to our mailing list

* indicates required