düğün fotoğraflarına farklı bakış

Her fotoğraf çekimi farklı bir yolculuk benim için. Neden mi ? Çünkü fotoğrafladığım kişiler farklı, benim onlarla iletişimim farklı, birlikte geçirilen zaman sonunda öğrendiklerim ve kendime eklediklerimle ortaya çıkan ben farklı. Sanırım fotoğraf çekmekten sıkılmamamı sağlayan dinamik bu. Fotoğraf çektiğim ilk dönemlerde, aklımın büyük bölümü ortamın ışığı, onların duruş açıları, uygun fotoğraf makinası ayarlarını bulmayla ilgilenirken, karşımdakilerle ve ruh hallari ile pek ilgilenecek fırsat olmuyordu. Oysa fotoğraf çekiminde en sık şikayet edilen konu nedir ? İnsanların fotoğraf çektirirken gerilmeleri ve sıkılmaları. Buna bağlı olarak ortaya çıkan fotoğraf karelerinin, onları yansıtmaması ya da beğendikleri fotoğraflar ortaya çıkmaması.

Zaman içinde fotoğraf makinasına çok daha fazla hakim olmam, ışığı nasıl kullanabileceğimi bilmem, çok daha rahatlamama ve fotoğraf çekimlerinden çok daha fazla keyif almama yol açtı. Ben rahat olunca, fotoğrafını çektiğim kişiler de çekimlerde daha rahat ve mutlu zaman geçirmeye başladılar. Şimdilerde biliyorum ki en çok odaklanmam gereken şey, karşımdakinin ruh hali. Fotoğraf makinasının öbür tarafında, onları yalnız bırakmamak çok önemli. Belki de hayatlarında ilk defa böyle bir fotoğraf çekiminin parçası oluyorlar. Fotoğraf makinasının öbür tarafında, çekinmeden kendileri gibi olma rahatlığı sağlamak benim sorumluluğum. Bunlar aklımdan geçen birkaç düşünceydi. Deneyim insan hayatında çok şey değiştiriyor ve insana kendi gibi olması konusunda güç veriyor.

Fotoğraftaki güzel gelin ile yolum bir tekstil fabrikasında kesişti. Belki bazılarınız bilir. Eski bir tekstil mühendisiyim. Fabrikaya yolumun düşmesi tekstil mühendisi olmam nedeni ile değil, fotoğraf çekmem nedeniyleydi. Aslında daha önce düğün fotoğraflarını çektiğim bir arkadaşı nedeniyle beni biliyordu. Bana fabrika fotoğrafı çekip çekmediğimi sordu. Çektiğimi söyleyince, bir gün uğrayıp onunla ve çalışma arkadaşarıyla tanıştım. Hem istedikleri fotoğraflardan hem de hayata dair şeylerden bahsettik. Örneğin onun yıllardır sirke yapmasından, benim de ilgim olduğundan ama ilk denememin başarısız olduğundan bahsettik. Sohbeti akışına bırakınca içine dahil olan çeşitliliğe inanamazsınız :)

Fotoğraf çekimini yaptığımız gün, bize gün boyu eşlik etti. Ben bir başka gün ondan sirke anası aldım. İkinci sirke denememde kullandım. Hayat ne ilginç değil mi ? Hayatın bu sürprizlere açık yapısına bayılıyorum.

Sonra günlerden bir gün evlenmeye karar verdi ve fotoğraf alanı bambaşka bir konuya dönüştü. Bir akşam iş çıkışı o ve nişanlısı ile buluşup sohbet ettik. Birbirine çok yakışan ve içten yapıları ile onlarla sohbet çok keyifliydi. Genelin dışında, eski tarz stüdyo fotoğrafları istiyorlardı. Eski fotoğraflara bakmaya bayılan, büyükanne ve büyükbabasının eski fotoğraflarına çok değer veren gelinim, kendisinin de o tür düğün fotoğrafları olsun istiyordu. Bu isteği nedeniyle biraz da çekiniyordu. Beni pek çekmediğim bir alana, kendi isteği nedeniyle, istemeden sürüklemek istemiyordu. Oysa bu benim için kendimde yeni alanlar keşfetmek demekti ve çekinecek hiçbir şey yoktu :) Ondan bana beğendiği fotoğraflardan örnekler göndermesini istedim. Böylece tam beğenisini öğrenmeye çalıştım.

Düğün günü geldi. Kuaför sonrası onlarla buluştum. Tabi ki heyecanlılardı. Bir bardak su iyi geldi. Kısa bir sohbetten sonra fotoğraf çekmeye başladım. Ortaya çıkan fotoğraflardan birkaçını buraya ekledim. Hem onlar hem de benim için farklı bir deneyim oldu. Fotoğraflarını beğendiler. Benim için en önemlisi buydu. Farklı bakış açılarını seviyorum. Hayatı sıradanlıktan uzaklaştırıyor.

İyi seyirler ;)

dugun-fotografi-bursa-demet-argun-cift-kapali-mekan.jpg
dugun-fotografi-bursa-demet-argun-gelin.jpg
dugun-fotografi-bursa-demet-argun-damat.jpg
dugun-fotografi-bursa-demet-argun-gelin-damat-eski-gorunumlu.jpg
dugun-fotografi-bursa-demet-argun-gelin-damat.jpg

Not: Blog yazılarımı düzenli takip etmek isterseniz aşağıdan e-posta adresinizle kayıt yaptırabilirsiniz.