düğün fotoğraflarında neden en çok gelin ve damadı başbaşa fotoğraflamayı seviyorum

Bir fotoğrafçı olarak fotoğrafladığım alanlar arasında düğünler de var. Düğün fotoğraflarının benim için yeri ayrı. Hem ilk fotoğraflamaya başladığım alan olması hem de birbirinini seven çiftlerin birlikte sürdürecekleri hayat yolculuklarının başlangıcı olması. Artık biliyorum ki hedeflerden çok, yolculuğun kendisi değerli. Hayatın asıl yaşandığı bölüm burası. Bu büyük değişimin fotoğraflara yansıması, özellikle de duygularla ve doğal olarak yansıması çok önemli.

Çevremde en sık karşılaştığım mutsuzluk hikayelerden biri, fotoğraflanmayan düğünler veya fotoğraflanmış olsa bile beğenilmeyen düğün fotoğarfları. Bazı hikayeler "Bizim dönemimizde böyle dış mekan fotoğraf çekimi falan yoktu." ile başlıyor ya da "Kuzenimin profesyonel fotoğraf makinası vardı, o çekti ama çoğu fotoğraf flu çıkmış." şeklinde devam ediyor. İlerleyen yıllarda çocukların aileye eklenmesiyle karşılaşılan sorulardan biri ise "Anne sizin düğün fotoğraflarınız veya albümünüz nerede?" şeklinde. Gelen bu soru yıllardır kapanmayan yaraya tuz serper nitelikte. Erkeklerin duymaktan bıktıkları ama hiç kapanmayan bir konu. Belki sürecin buna dönüşeceğini bilseler, o dönemde fotoğraf konusuna daha çok özen göstereceklerine eminim :)

Evlenenler bilirler, düğün günü çok telaşlı ve koşturmacalı bir gündür. Her yere ya ucu ucuna yetişilir ya da geç kalınır. Gün içinde hüzünden coşkuya pek çok farklı duygu yaşanır. Bu kadar çok farklı duyguyu ard arda yaşamaktan olsa gerek, o günden çok birşey hatırlanmaz. Kim gelmiştir, nasıl gidilmiştir, ne söylenmiştir akıldan çıkar gider. Sanki o günü yaşayan siz değilsinizdir ve günü dışarıdan izleyen bir çift göz gibisinizdir. O günün düğün günü olduğunu anladığınız anlar, sadece dış mekan fotoğraf çekimindeki anlardır. Bu düşünceyi fotoğraf çekimi yaptığım o kadar çok çiftten duydum ki, artık günün en önemli ve hatıralarda kalan yeri olduğunu biliyorum. İşin güzel tarafı şu. Ben de günün en çok bu bölümünü fotoğraflamayı seviyorum. Bu nedenle düğün fotoğraflarında bu alana odaklanmayı seçtim. Dış mekan fotoğraf çekimini, istediğimiz gibi şekillendirme fırsatımız var. Bir fotoğrafçı olarak yaratıcı yönümü daha çok kullanabildiğim, çiftin günün farkına vardığı ve rahatladığı zamanlar. Fotoğraf çekimi yapacağım mekanı çiftle birlikte belirliyorum. Eğer fotoğraf çekimi düğün günü yapılacaksa, çekim yapılacak saati günün akışını bozmayacak ve fotoğraf açısından en iyi sonucu verecek şekilde belirliyoruz.

Dış mekan fotoğraf çekiminde daha çok sakin yerleri seçiyorum. Bu şekilde çift, kendilerini merakla seyreden onlarca gözden uzak bir şekilde o saatlerin tadını çıkarıyor. Basit yönlendirmelerimle onların doğal fotoğraflarını çekiyorum. Onlara tümüyle kendileri olabildikleri bir ortam yaratıyorum. Bu şekilde fotoğraflar, hem benim hem de onların en sevdiklerine dönüşüyor.

Temmuz ayı içinde fotoğrafladığım bir çiftin fotoğraflarını paylaşmak istiyorum bu blog yazımda. Temmuz ayının nimetlerinden biri olan ayçiçek tarlasında gün batımında fotoğraflarını çektim. Aylar önce tanışıp planladığımız bir çekimdi. Sanki onları yıllardır tanıyor gibiydim. Uzun ve keyifli sohbet ettik. Onları daha yakından tanıma fırsatım oldu. İşimin en güzel yönü, hayatıma yeni arkadaşlar eklemesi bence. Belki başka türlü yollarımızın hiçbir zaman kesişmeyeceği bu güzel insanları tanıdım. Onların hayatlarına çektiğim fotoğraflar ile güzel izler bıraktım.

bursa-dıs-mekan-fotograf-cekimi-1.jpg
bursa-dıs-mekan-fotograf-cekimi-2.jpg
bursa-dıs-mekan-fotograf-cekimi-3.jpg

Fotoğraf çekiminden seçip düzenlediğim fotoğraflarla, bir müzikli slayt hazırladım. Son zamanlarda içine kısa kısa videolar da eklemeye başladım ve bu hali daha çok hoşuma gitmeye başladı. Sizi müzikli slaytımla baş başa bırakıyorum.

İyi seyirler ;)