düğün gününden keyif almanın püf noktaları - 1

Çocukluktan beri oyuncak bebekler ile oynayan kız çocuklarının büyüdüklerinde bir günlüğüne bile olsa kendi oyunlarının kahramanı olmak istedikleri bir gün düğün günü. Bu durumu bir erkek bakış açısı ile anlamak pek olası değil. O nedenle bırakalım dağınık kalsın :) Çevremde konuştuğum pek çok kişi düğün günlerinde benzer sorunlar veya hayal kırıklıkları yaşamış. Genelde hayat boyunca bir kez yaşandığı için deneyim kazanıp bir sonrasında düzeltme fırsatı olmuyor. O nedenle Amerika’yı yeniden keşfetmek yerine gelin yazdığım önerilere bir göz atalım.

düğün gününden keyif almak için gelin ve damada notlar - 1

* Düğün günü en az on gün öncesinden planlanmalı. Bu plan yapılırken aileler ve onların düğün gününe ilişkin beklentileri hakkında fikir edinilmeli. Bu şekilde düğün günü yaşanabilecek krizlerin önüne geçilebilir. Her ailenin kendine özgü gelenekleri var. Örneğin siz kısa bir gelin alma olacağını düşünürken, daha uzun sürebileceğinden ve çıkışında damat tarafının evini ziyaret etmeniz  gerekeceğinden habersiz olabilirsiniz. Bu durum gün planında iki saatlik bir sapmaya yol açabilir.

* Düğün gününden bir gün önce başka bir etkinlik planlamamakta fayda var. Kına gecesi, bekarlığa veda vb. gecelerin birkaç gün öncesinden, hatta bir hafta öncesinden yapılması daha iyi olur. Böylece dinlenmiş olarak ve erken uyuyarak düğün gününe daha enerjik başlayabilirsiniz. Bazen şehir dışından gelen misafirlerin kına gecesini de görebilmeleri için kına ve düğünün ard arda yapılması gerekiyor. Gelinler ertesi güne oynamaktan yorulmuş ayaklarla ve az uyku ile başlayabiliyor. Böyle bir durumda kuaför randevusunun çok erken saate alınmaması dinlenmenize yardımcı olur.

* Çiftlerin kabusu düğün salonunda oturma planları. O kadar çok hassas dengeyi bir arada korumanız gerekiyor ki ! Aklınızda yirmi farklı tilki dolaşıyor ve kuyruklarının birbirine değmemesi gerekiyor :) Ne yapın yapın ve oturma listesini iki gün önceden tamamlamış olun. Aksi durumda düğünde siz değil başkaları eğlenmiş olur.

*Düğün sabahı kendinizi başkasının hayatını dışarıdan izleyen bir çift göz gibi hissedebilirsiniz ki bu çok normal. Hayatınızda ilk defa biri size kendi adınız dışında gelin veya damat olarak sesleniyor ve siz tam olarak ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsunuz. Hatta arada arkaya bakıp başka birine mi sesleniyorlar acaba diye düşünürken bulabilirsiniz kendinizi. Hissettiğiniz yabancılık duygusunu aşmanın yolu çevrenizde sevdiğiniz kişilerin olması ve onlarla konuşmak. Onlardan o gün yanınızda olmasını isteyebilirsiniz.

* İkinizi anlatan ve birbirinize karşı hissettiğiniz duyguları içeren fotoğraflar artık ağırlıklı olarak dış mekanda çekiliyor. Eğer düğün günü planınız çok doluysa bu çekimi düğünden bir-iki hafta önce yaptırabilirsiniz. Kuaförünüzden saç ve makyajın provasını yapmasını istediğiniz gün fotoğraf çekimi için çok uygun bir gün olur. Bazen akla gelen sorulardan biri öncesinde yapılan fotoğraf çekiminin düğün gününün heyecan ve duygularını içerip içermeyeceği oluyor. Cevap: Kesinlikle içeriyor :) Üstelik dahası da var. Düğün günü dışında yapılan çekimde, çekim yeri ve saatini daha güzel sonuçlar verecek şekilde gönlünüzce seçebiliyorsunuz. Sizin ve fotoğrafçının bir yere yetişme stresi olmadığı için çok daha yaratıcı ve etkileyici sonuçlar elde ediliyor. Aşağıdaki fotoğrafta olduğu gibi

demet-argun-fotograf-blog-001
demet-argun-fotograf-blog-001

Düğün gününden keyif almanın püf noktaları bunlarla bitmiyor tabi. Daha fazlasını yakında paylaşacağım. Takipte kalın ;)