köy yumurtası

Dün yakındaki bir köyden yumurta aldım.Bir köylü bayandan benim için biriktirmesini rica ettim.Tabi belli sayıda tavuk olduğu ve her tavuğun günde bir tane yumurtladığı düşünülürse bir anda çok sayıda almak olası değil. Bir gün biri bana üzerinde tavuk boku olan, farklı büyüklük ve renklerde yumurtalar aldığında sevineceksin dese ona garip garip bakardım ama gerçek oldu :)

Dün akşam kendime bir tane yumurta kaynattım. Uzun zaman olmuş gerçek yumurta tadını almayalı. Ne çok fark varmış endüstriyel olan ile köy yumurtası arasında. Bu tad beni çocukluğuma ışınladı sanki. Ben on yaşındayken ailem bir köy okulunda öğretmenlik yapıyordu. Okulun ve lojmanın içinde olduğu güzel bir bahçesi vardı. Tüm köylüler kendi gıdalarını kendileri ürettiği için biz de pek çok yiyeceğimizi kendimiz üretmeye başladık. Tavuklarımız vardı. Bir gün İzmir'den bir aile dostumuz geldi. Tavuk yumurtalarını yerken "Ne güzel tadı var. Çok şanslısınız." dedi. Çocuk yapımla ne demek istediğini anlayamadım. Bana göre o yumurtanın yumurta gibi tadı vardı ve başka nasıl olabilirdi ki ! Başka nasıl tadı olduğunu büyük şehirde yaşadığım uzun yıllar içinde detaylı olarak öğrendim :( Öğrendiğim sadece bu olmadı tabi. Endüstriyel yöntemlerle yetiştirilen tavukların eğer eti için kesilmemesi durumunda en fazla 45 gün yaşayabildiğini ve sonrasında kanserden öldüğünü, sürekli açık tutulan ışık ve kullanılan ilaçlarla bir tavuğun bir günde 2-3 yumurta yaptığını yani tavuğun tavuk olmaktan çıktığını öğrendim. Doğal yapısı bozulan bu canlı ile beslenen bizlerin sağlığı da giderek bozuluyor. Bunu bilenler ise bu gerçeği halı altına itip görmemezliğe geliyor. Bir canlının doğal yapısını değiştirme hakkını bize kim veriyor ? İnsanın doğaya hükmetme ve onu istediği doğrultuda şekillendirme isteği kendisini bir nevi tanrılaştırmasına yol açıyor. Oysa bu Dünya sadece biz insanların değil. Onu paylaştığımız başka canlı ve cansız varlıklar var. Bunu anlasak ve bu gidişe bir dur desek ne iyi olur.