Türk Kahvesi

Sizin de başınıza geliyormu bilmem ama benim başıma çokça geliyor.Türk kahvesini çok seviyorum ve bakır cezvede hazırlıyorum.Üstüne üstlük kahve, şeker ve suyun tadlarının birbirleriyle daha çok kaynaşabilmesi için en kısık ateşte pişiriyorum.Sonuç artan adrenalin oluyor.Nasıl mı :) Şöyle ki ben cezvenin başında bekemeye sıkılıp bilgisayarımda birşeylere bakayım diyorum.Bilgisayarımda gezinirken birden aklıma kahve geliyor ve gözlerim en açık haline ulaşıyor.Ocağa koymamın üzerinden ne kadar zaman geçtiğinden emin olamayarak ve koşarak mutfağa gidiyorum.Önceleri taşıp kaynama rutinine girmiş bir cezve bulan ben, şimdilerde kahve köpüğünün cezvenin ucunu aşmasına saliseler kala yetişip kahvenin altını kapatıyorum.Bu durum benim için artık bir huy durumuna geldi denebilir :) Bu durumu sabah işe gitmek üzere telefonun alarmını kurup, sabah çaldığında ise beş dakika daha uyuyup kalkarım demeye benzetiyorum.Aslında sonucunun ne olacağını bildiğimiz ama yapmaktan vazgeçemediğimiz durumlar. Bu arada söyleyeyim.Bu fotoğrafları çekebilmek adına bu sefer cezvenin başında bekledim.Ara sıra cezveye baktım geri kalan zamanlarda ocağı, fayansları ve mutfak tezgahında duranları inceledim :)

İlk ne zaman Türk kahvesi içtiğimi düşündüm.Önce hatırlayamadım ama sonra aklıma geldi.Sanırım 8-10 yaşlarındaydım ve bir bayramda tatlıyı fazla kaçırınca karnım çok ağrımıştı.Annem bana sade Türk kahvesi yaptı.Tadının acılığı ve nasıl zor yuttuğum hala aklımda.

Elinden lezzetli kahveler içeceğiniz arkadaşlarınız olmasını diliyorum.Ne de olsa sohbetin en keyiflisi bu ikili ile oluyor.