yaratıcılık

Çocukluğumuzda bir kaşık yemekle bütün bir gün hareket edecek enerjimiz oluyor ve bazen artıyor bile. Bu enerji ve istekle yeni fikirler geliştiriyoruz, deniyoruz, bazen yanılıyoruz, dizlerimiz yara bere içinde kalıyor. Oyun oynayarak hayatı öğreniyoruz. Ve sonra okul hayatı başlıyor. Büyükler bize kendi doğrularını öğretiyor. Bizi kendilerince hayata hazırlıyorlar. Arada kaybettiklerimiz de oluyor, yaratıcılık gibi. Var olanın dışında birşey geliştirmek yaratıcılık. Bazen ilk defa kendinizin düşündüğünü veya keşfettiğini sandığınız birşeyin 500 yıl önce başka biri tarafından da keşfedildiğini öğrenince biraz hayal kırıklığı da getirebiliyor :) Çocuk fotoğrafları çekerken en keyif aldığım yön onların henüz başkaları tarafından şekillendirilmemiş, kendilerine özgü bakış açıları. Her çocuk birbirinden farklı ve sürprizlerle dolu. Düşüncelerini dolaylı yoldan değil direkt söylüyorlar ve bu çok güzel. Anlamama veya yanlış anlama şansınız olmuyor.

Fotoğraftaki ufaklık 5 yaşında ve onun için yaptığım kağıttan kayığı yüzdürüyor.

Kısa bir süre kayığı yüzdürdükten sonra başka ne yapabilirim diye düşündü sanırım. Sonra kayığı suyun altına batırdı ve sevinçle "Denizaltı yaptım !" diye bağırdı.

Benim için objektifimin önünde kendiliğinden gerçekleşen bu hikayeyi fotoğraflara taşımak çok keyifliydi. Yıllar sonrasında bu ufaklık belki işten yorgun argın dönecek, ayaklarını kanepenin kenarına uzatıp bu fotoğrafa bakacak. Yüzüne bir gülümseme yayılacak. İşte bu etkinin değerini tanımlamak olası değil.

Çocukların içindeki bu güzel potansiyeli hiç kaybetmemelerini diliyorum. Var etmek güzel şey.